Romantik bir ilişki başladığında her şey masalsı gelebilir: yoğun ilgi, abartılı övgüler, “seni öyle özledim ki” mesajları… Ama birkaç ay sonra bu sevgi yerini eleştiriye, suçlamaya, hatta sessizliğe bırakır. Eğer bu döngü tanıdık geliyorsa, karşılaştığınız kişi narsist olabilir.
Uzman Klinik Psikolog Aslı Kanizi, narsist biriyle kurulan ilişkilerin neden bu kadar zehirli olduğunu ve bu döngüden nasıl çıkılacağını anlattı.
Neden Narsist Birine Çekiliriz?
İlginç bir durum: narsist biriyle ilişki kurmak, pek çok kişinin çocukluk dinamiklerine çok benziyor. Özellikle görülmemiş, değerli hissedilmemiş bir çocukluk geçirenler, yetişkinliğinde bu boşluğu doldurmak ister.
Narsist kişi, ilk aşamada tam da bu yaraya dokunur. Sizi “dünyanın en özel insanı” yapar. Her mesajında “seni çok seviyorum”, “seninle hayatımda ilk kez mutluyum” der. Bu, çocuklukta alamadığınız sevginin “nihayet gelmiş hali” gibi hissettirir.
Ama bu ilgi, sizin gerçek benliğiniz için değil, narsistin ihtiyaçlarını karşılayacak bir “rol” için verilir.
Narsist Aşkın 3 Evresi: Tuzak Kuruluyor
Aslı Kanizi, narsist ilişkilerin belirgin üç evreden geçtiğini, bu döngünün ise bir travma döngüsü olduğunu vurguluyor.
1. Yüceltme (İdealizasyon) – “Sen Tanrılar Gibisin”
İlişkinin başı, neredeyse bir film sahnesi gibi. Sizi herkese “hayatımın aşkı” diye tanıtır. Birlikte geçirdiğiniz birkaç haftada evlilik, çocuk, ev planları yapar. Siz onun dünyasının merkezisiniz.
Ama bu aşamada sizi değil, kendini iyi hissettirecek bir araç olarak görür. Siz, onun eksikliğini dolduran bir “kurtarıcı” figürsünüz.
2. Küçümseme (Devalüasyon) – “Seni Yanlış Anlamışım”
Bir süre sonra, övgüler eleştirilere dönüşür. Artık sizi “çok hassas”, “aşırı duygusal”, “abartı yapıyorsun” diye tanımlar. Eskiden sevdiği şeyleri şimdi alay konusu yapar.
- “Eskiden zeki olduğunu sanırdım ama…”
- “Başarıların senin sayende değil zaten”
- “Ben seni anlayamıyorum artık”
Bu aşamada, siz kendinizi sorgulamaya başlarsınız. “Ne yaptım da bu hale geldik?” diye düşünürsünüz. Oysa hiçbir şey yapmadınız. Çünkü döngü, sizin davranışınızla değil, onun içsel boşluğuyla ilgilidir.
3. Sessizlik / Terk – “Gölgelik” (Ghosting)
En acı veren evre: aniden ortadan kaybolur. Uzun süre mesajını cevaplamaz, sosyal medyadan sizi kaldırır, hatta başkalarıyla paylaşımlar yapar. Bu, bir cezalandırma taktiğidir.
Amaç, sizi “kaybettiğimi” hissettirerek geri dönmeye zorlamaktır. Siz “Belki bir hata yaptım, özür dilesem dönecek mi?” diye kırılırsınız. Oysa bu, döngünün yeniden başlamasını sağlar.
Neden Bu Döngüden Çıkmak Zor?
Çünkü bu ilişki, sadece bir aşkı değil, çocukluk yaralarınızı yeniden canlandıran bir döngüyü besler. “Yeterince iyi olursam, sevilirim” inancı, narsistin manipülasyonuna uygun zemini hazırlar.
Aslı Kanizi, “Bu ilişkiyi sürdüren kişi, sadece bir sevgiliden değil, çocukluğunda yeterli ilgi alamamış bir versiyonundan da ayrılmaya çalışıyor.” diyor.
Peki Nasıl Başa Çıkılır?
🔹 Döngüyü Tanı
İlk adım, farkındalık. Bu çelişkili duygular (aşk-korku, özlem-iğrenme) bir “bağımlılık döngüsüdür”. Bu, sizin hatanız değil, bir manipülasyon taktiğidir.
🔹 Sevgi mi, Kullanım mı?
Gerçek sevgi, sınırları saygır. Sizi tüketmez, bastırmaz. Narsist kişi sizi seviyorsa, bunu ne kadar özgür bırakarak yapıyor? Kendinize bu soruyu sorun.
🔹 Suçluluktan Kurtul
Ayrılma kararı aldığınızda, “Sen beni anlamadın”, “Çok hassassın” gibi suçlamalarla karşılaşacaksınız. Bu, onun gerçeği. Siz kendi iç sesinize dönmelisiniz.
🔹 İçsel Onayı Güçlendir
Bu ilişkilerde en çok kaybedilen şey, kendi değerine olan inançtır. Terapi, günlük yazma, destek grupları gibi araçlarla benliğinizi yeniden inşa edin.
“Sevgi Acı Taşımaz”
Aslı Kanizi, konuşmasının sonunda şu mesajı veriyor:
“Narsist ilişkilerde zamanla sadece bir ilişkiyi değil, kendinizi kaybedersiniz. Özgüveniniz, sezgileriniz, hatta kahkahalarınız bile zedelenir.
Ama iyileşme, bir başkasının sizi sevmesinden değil, kendinize yeniden dönüşünüzden geçer.
Unutmayın: Sevgi, acıyla karışmamalı. Yakınlık, korku taşımamalı. Gerçek sevgi, sadece kendiniz olduğunuzda mümkündür.”