DOLAR 18,5984 0.28%
EURO 18,1240 -0.15%
ALTIN 984,82-0,95
BITCOIN 3644183,08%
İzmir
20°

HAFİF YAĞMUR

18:38

AKŞAM'A KALAN SÜRE

admin

admin

30 Kasım 2022 Çarşamba

Başkan Kılıç’tan Ankara mesaisi! Aile boyu Lidere ziyaret

Başkan Kılıç’tan Ankara mesaisi! Aile boyu Lidere ziyaret
0

BEĞENDİM

ABONE OL

EGEPOSTASI- Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ailesiyle birlikte Ankara’ya giderek önce Anıtkabir’i ardından da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.

Başkan Kılıç, ziyaretlere ilişkin sosyal medyadan açıklamalarda bulundu.

Başkan Kılıç eşi Zuhal, kızı Lila ve oğlu Yağız Kağan ile birlikte Kılıçdaroğlu’nu CHP Genel Merkezi’ndeki makamında ziyaret ederken, Kılıçdaroğlu minik Lila’yı kucağına alarak sevdi.

Kılıç, “Ne mutlu ki bu büyük ailenin bir parçasıyız. Eşim Zuhal, kızım Lila ve oğlum Yağız Kağan ile birlikte Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettik. İnanıyoruz, #GeliyorGelmekteOlan” mesajını paylaştı.

ANITKABİR’İ DE ZİYARET ETTİLER

Kılıçdaroğlu ziyareti öncesi Başkan Kılıç ve ailesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’i ziyaret etti.

Başkan Kılıç paylaşımında, “Canım ailem ile birlikte Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna geldik. Kağan ve Lila’nın mutluluğuyla umut dolduk. O’na minnet duyuyoruz. Çocuklarımızın geleceğine ışık tutan öğretmenlerimizin günü kutlu olsun. İyi ki varsınız.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: egepostasi.com

Devamını Oku

Seçim takvimi değişecek mi? AK Parti’den açıklama

Seçim takvimi değişecek mi? AK Parti’den açıklama
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sonrası parti genel merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Sözcü Çelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

DÜZCE DEPREMİ

Çok sayıda ilimiz etkilendi. İlk andan itibaren bakanlarımız oradalardı. Burada nerede bu devlet diye bir soru yok. İlk andan itibaren devlet orada. Bakan arkadaşlarımız hala oradalar. Hasarlı yapılara girilmemesi önem arz ediyor. Bu konularda vatandaşlarımızın resmi makamlara itibar etmesini istirham ediyoruz.

İSTİKLAL CADDESİ’NDEKİ TERÖR SALDIRISI

İstiklal Caddesi’ndeki hain saldırı sonrasında emniyet güçlerimizin çalışmalar yaparak faili ve bağlantılarını açığa çıkardığını gördük. Bu Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

TERÖRLE MÜCADE OPERASYONLARI

Türk Silahlı Kuvvetleri sivillerin hayatının korunması konusunda dünyada en hassas orduların başında gelir. DAEŞ saldırısı olduğu zaman cevap verdiğimizde orantısızlıktan bahsetmeyenler, PKK terörüne karşı cevap verdiğimizde neden orantısızlıktan bahsediyor. Tabii ki bunun hukuk kuralları, ilkeleri ve prensipleri var. Türkiye uluslararası hukuka saygılı bir ülke olarak tabii ki hukuka bağlı olarak bu mücadeleyi yürütüyor. Karkamış’ta rokete tepki vermek yerine bizi eleştiriyorlar. Son yaşananlar Türkiye’nin terörle mücadele konusunda ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Terörle mücadelemiz meşru adımlardır, hukuka uygundur; güçlenerek devam edecektir.

KKTC’NİN GÖZLEMCİ ÜYELİĞİ

Türk Devletleri Teşkilatları’na gözlemci üyelik sonrası yapılan tehditler utanç vericidir. Gelinen nokta KKTC ve devletimiz için başarıdır. Bedeli ne olursa olsun bu adada iki eşit toplum var. KKTC egemen bir devlettir. Hak ve menfaatlerinin korunması için de Türkiye Cumhuriyeti sonuna kadar destek verecektir. Kıbrıs Türk davası hepimizin davasıdır

İSVEÇ-FİNLANDİYA’NIN NATO ÜYELİĞİ

Terörle mücadelede yasal adımların sonucunu görmek istiyoruz. Yapılan görüşmelerde, yapılan açıklamaların daha pozitif bir yöne doğru evrildiğini görüyoruz. Fakat söylediğimiz baştan beri şu, bunun somutlaşması. Yani bunların yasalar düzeyinde garanti altına alınması.

MISIR VE SURİYE İLE İLİŞKİLERDE NORMALLEŞME ADIMLARI

Hiçbir devlet hiç kimseyle tamamen sorunsuz ilişki yaşamıyor, tamamen sorun da yaşamıyor. Çeşitli zamanlarda çeşitli konularda sorunlar ortaya çıkıyor. Bazen aynı anda hem sorununuz oluyor hem de işbirliğiniz oluyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından devletimizin başı olarak attığı adımların Türkiye’nin hak ve menfaatleri, bölge ve dünya barışı için son derece kıymetli olduğunu, bunun iyi sonuçlar doğuracağını ifade etmek isterim.

EYT NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Sayın Cumhurbaşkanımıza son hali yakın zamanda, çok kısa zamanda sunulduğunda zaten karar verilmiş olacak. Son aşamaya geldiğini söyleyebilirim. O son aşamayı geçtikten sonra ancak Meclis takvimi ile ilgili size bilgi verebilirim ama o zaten acil gündemlerden bir tanesi ve hemen hemen tamamlanmak üzere.

SEÇİM TAKVİMİ DEĞİŞECEK Mİ?

Prensip olarak seçim takvimi ile sınav takvimi üst üste gelmez. Öğrencilerimizin hiçbir sınavını seçim takvimine denk getirmeyiz. Bununla ilgili ÖSYM çalışma yapıyor,  açıklama yapılacaktır.

Kaynak: egepostasi.com

Devamını Oku

Bakanlar Düzce’deki depremde son durumu açıkladı

Bakanlar Düzce’deki depremde son durumu açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Murat Kurum; 5.9 büyüklüğünde depremin meydana geldiği Düzce’de, açıklama yaptı. Soylu, şöyle konuştu:

“600’E YAKIN ISITICI DAĞITILDI. 23 BİN 265 KİŞİLİK ÖĞÜN SICAK YEMEK VERİLDİ”

“Düzce’de 233 artçı deprem meydana geldi. 37’si Düzce vilayetimizde olmak üzere 93 vatandaşımız yaralandı. 1’i yoğun bakımda olmak üzere 6 vatandaşımızın tedavilerine devam edilmektedir. Hem Gölyaka merkez hem Düzce hem de diğer ilçelerimizde yani depremin etkili olduğu diğer ilçelerimizde hasar olan yerlerde gerekli temasları yaptık.  Afete müdahale için kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarından toplam 3 bin 748 personel, 812 araç bu depremde görev aldılar. Vatandaşlarımızın geçici barınma ihtiyacı oldu. 12 Kasım 1999 depremi burada büyük bir travma oluşturdu. Hala onun etkilerini, karşılaştığımız vatandaşlarda gözlemliyoruz. Kamu misafirhaneleri, yurtlar, kurduğumuz çadır alanlarında vatandaşlarımızın barınmasına imkan sağlamak için adımlarımızı attık. 19 bölgede çadır alanları oluşturduk. Bine yakın çadır kuruldu. Hala da kurulmaya devam ediyor. Gençlik merkezleri, kapalı spor salonları açıldı. Vatandaşlarımız burada misafir edildi. Hem AFAD hem Kızılay hem Belediyemiz yaklaşık 20 bine yakın battaniye dağıttılar. 3 bine yakın yatak, çarşaf desteği sağlandı. Şu ana kadar 600’e yakın ısıtıcı dağıtıldı. Çünkü hava da gece serinlemeye başladı. Şu ana kadar 23 bin 265 kişilik öğün sıcak yemek verildi.

“TOPLAM 27 MİLYON LİRALIK İLK ETAPTA BİR ÖDENEK BURAYA ULAŞMIŞ OLDU”

Her afetin kendine ait bir karakteri vardır. Bu deprem 5.9 büyüklüğünde bir deprem doğru ama ivmesi yüksek. Büyük sarsıntıya sebep oldu ve eşya zararları söz konusu oldu. Ev, işyeri ve araçlardaki zararların tespiti maksadıyla 220 kişiden oluşan 110 ekip çalışmalarına başladı. 3 bin 450 zarar tespit talebinin 818’i; 120 işyeri, 693 konut tespiti yapıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 1 milyon, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 10 milyon, AFAD Başkanlığı da şu ana kadar 16 milyon lira ödenek gönderdi. Toplam 27 milyon liralık ilk etapta bir ödenek buraya ulaşmış oldu.

“AĞIR HASARLI KONUTLARDA 90 BİN LİRAYA KADAR EŞYA YARDIMI YAPACAĞIZ”

Ağır hasarlı konutlarımız var. Ağır hasarlı konutlarda eşyasını almadan çıkıyorsa, içerisine girilemeyecek durumdaysa 90 bin liraya kadar eşya yardımı yapacağız.  Aynı zamanda, ağır hasarlı konutlarda 30 bin liraya kadar da kira ve taşınma yardımı gerçekleştireceğiz. Eğer ağır hasarlı konutlarda kiracılar varsa burada da 15 bin liraya kadar taşınma yardımı gerçekleştireceğiz. Eğer ağır hasarlı konutta ise ve konteynıra geçiyorsa, geçme maliyeti olarak da onlara da 15 bin liralık yardımda bulunulacak. Özellikle eşya hasarları fazla. 5 bin liraya kadar eşya zararlarının tanzimini sağlayacağız.”

KURUM: HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI YAPILDI!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise şöyle konuştu:

“Vatandaşımızın ne ihtiyacı varsa yerinde tespit edip çözmek için çalışmalarımız sürdürüyoruz. Hasar gören tüm mahallerimizde ağır hasarlı binalarımızda gittik tespitlerimizi yaptık. Bir taraftan geçici barınma ve gıda ihtiyaçları giderilirken bir taraftan da hasar tespit çalışmalarını başlattık. Sahada 600’ü aşkın hasar tespit çalışması yürüten arkadaşımız var. Riskli gördüğümüz binalarda gerekli her türlü tespit yapılıyor. Bize gelen taleplerin büyük bir kısmını hallettik.

Toplamda 4 bin 316 binada hasar tespit çalışmalarımız yapıldı. Gölyaka’da 2 merkezde 4 olmak üzere 6 binamızı acil yıkılacak olarak belirledik. Cumayeri’nde 7 bina, 9 bağımsız bölüm, Kilimli’de 5 bina 9 bağımsız bölüm, Gölyaka’da 23 bina 42 bağımsız bölüm, Gümüşova’da 9 bina 16 bağımsız bölüm, merkezde 21 bina 31 bağımsız bölüm olmak üzere Düzce genelinde yıkılacak ve ağır hasarlı 71 bina ve 134 bağımsız bölüm tespit edildi.”

Kaynak: egepostasi.com

Devamını Oku

Erdoğan’dan HDP’ye sert sözler: Bu milletin temsilcisi olamaz

Erdoğan’dan HDP’ye sert sözler: Bu milletin temsilcisi olamaz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bugün İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe katıldı. Erdoğan, burada şöyle konuştu:

“KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ KONUSUNDA EPEYCE MESAFE KATETTİK”

“Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü olan 25 Kasım’da, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınların en temel hakları olan onurlarını koruma mücadelelerinin yanında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.

Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de uzunca bir süre kanayan yaramız olan kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesi konusunda epeyce bir mesafe katettiğimiz bir gerçektir. Tek bir kadının bile şiddete uğramasına, hele hele cinayete kurban gitmesine asla rıza gösteremeyeceğimiz için, bu mücadelenin çıtasını sürekli yükseltmek mecburiyetindeyiz. Hep söylediğim gibi; kadın, insanın yarısıdır. Kadını dışlayan, kadına haksızlık yapan, kadına şiddet uygulayarak onurunu zedeleyen bir toplum, insan varlığının yarısından vazgeçmiş demektir. Böyle bir durum, insanoğlunun kendi eliyle kendi sonunu hazırlaması anlamına gelecektir. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de kadınlara yapılmış her bir yanlış uygulamayı, doğrudan insanın eşref-i mahlukat sıfatına yönelik bir saldırı olarak görüyoruz.

İnsanlığın varlığının ve geleceğinin gerek şartı olan ailenin de toplumsal hayatın da temel direği kadındır. Bugün dünyadaki tüm ülkeler, kalkınma vizyonlarının en önemli kısmını, fark oluşturabilecekleri yegâne alan olan kadınlar üzerine inşa etmektedir. Biz de işte bunun için kendi kalkınma planlarımızın merkezine ‘güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkesini yerleştirdik. Kadınlarımızı, insan onuruna uygun bir hayat sürmelerinin teminin ötesinde; hak, fırsat ve imkân adaleti esasına dayalı olarak hayatın her alanında kendilerine ve ülkelerine katkı sağlayan bireyler haline getirmek istiyoruz. Üstelik bu yaklaşımı, kendi kadınlarımız yanında bölgemizden, dostlarımızdan başlayarak tüm dünya kadınlarını kapsayacak şekilde sergiliyoruz. Ülkemizde bu doğrultuda çok önemli mesafe kat ettik. Elbette henüz arzu ettiğimiz seviyede değiliz. Ama bu, elde edilen kazanımları görmemize ve takdirini beklememize mâni değildir. Türkiye’nin geçtiğimiz 20 yılda şiddet meselesi başta olmak üzere kadınlarımızın haklarının, hukuklarının teslimi konusunda gösterdiği başarı, diğer alanlardaki zaferlerin gerisindeki en önemli amirlerden biridir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’mız, İçişleri Bakanlığı’mız, Adalet Bakanlığı’mız ve diğer ilgili tüm kurumlarımız, kadına yönelik şiddeti bitirmek için samimi ve netice alıcı gayretlerini sürdürüyor.

Cinsel şiddet ve bağımlılık gibi bu alanlardaki mücadelenin teknik altyapısını güçlendiriyoruz. Her kesime ayrı mesajlar ulaştıracak iletişim faaliyetleriyle toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Cumhurbaşkanı olarak şahsi, Cumhurbaşkanlığı olarak kurumsal himayemiz altında milletimizin tamamını kuşatan bir seferberlik ruhuyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.

“DÜNYADAKİ İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ NEREDE? HİÇBİRİNİ DİYARBAKIR ANNELERİ’NİN YANINDA GÖRDÜNÜZ MÜ”

Terör örgütlerinin son dönemde yapmış olduğu saldırılarda hayatını kaybeden sekiz vatandaşımızdan ikisi kadın öğretmenimiz, üçü de çocuk yaştaki evlatlarımızdı. Dünyanın başka bir yerinde terör örgütü öğretmenleri ve çocukları böylesine alçakça katletmiş olsa günlerce, haftalarca, aylarca gündem olur, tepkilerin ardı arkası kesilmezdi. Söz konusu Türkiye olunca, timsah gözyaşları kabilindeki kınama mesajları dışında ne siyasetçilerden ne sivil toplum kuruluşlarından ne medyadan kayda değer bir ses çıkmıyor. Evet, dünyadaki insan hakları örgütleri nerede? Bunların hiçbirini Diyarbakır Anneleri’nin yanında gördünüz mü? Onları ziyaret ettiklerini gördünüz mü? Terör örgütleri olduğu zaman ta Kandil’e kadar çıkan Batı’nın STK’ları, maalesef Türkiye’de Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret etme özelliğini göstermemiştir.

“PARLAMENTOYA ÖYLE VEYA BÖYLE GİRİP SONRA TERÖRİSTLERLE KOL KOLA KANDİL’DE, DAĞLARDA DOLAŞANLAR, BU MİLLETİN OYLARININ TEMSİLCİSİ OLAMAZ”

Bu örgütün parlamentomuzdaki uzantılarını görmezden gelemeyiz. Onların, demokrasi adına söyleyecekleri hiçbir söz kalmamıştır. Söyleyecekleri hiçbir cümle yoktur. Biz, kimin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bunların neyin peşinde olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Onun için, bunların parlamento kürsüsünü fırsat görerek oradan kullandıkları cümleler, ifadelerin bizim indimizde hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Kadın ve çocuk katillerinin yakasına yapışmazsak bırakınız ülkeyi yönetme sorumluluğunuzu, en temel insani vazifemizi yerine getirmiş olamayız. Parlamentoya öyle veya böyle girip sonra teröristlerle kol kola Kandil’de, dağlarda dolaşanlar, bu milletin oylarının temsilcisi olamaz. Dolayısıyla 2023 seçimlerini bu anlamda çok önemli buluyorum.

Biliyorsunuz, Anayasa’mızda, yasalarımızda, uygulamalarda yaptığımız değişiklilerle kadına şiddete sıfır toleransla yaklaşıyoruz. Terör örgütünün insan canına, özellikle de kadınlara yönelik saldırılara aynı tepkiyi göstermenin boynumuzun borcu olduğuna inanıyoruz. Her türlü sapkınlık gibi ülkemizi kana bulayan kadın ve çocuk katilinin de arkasında duranlar, yaşanan vahşete, dökülen kana, işlenen insanlık suçuna ortaktır. İşte daha yeni, İstiklâl Caddesi’ndeki terör eylemini, terör örgütleri neyle izah edecekler? En ufak bir açıklamalarını duydunuz mu? Konuştular mı? Ne ana muhalefet ne yavrusu, konuştu mu? Konuşmadı. Konuşacak sözleri yok da onun için. İşte bu bakımdan ben, ‘Orada şehit edilen 3-4 yaşındaki yavrumuzun kanını yerde bırakmayalım’ derken aynı zamanda sandıkta da bırakmayalım. Çok çalışacağız. Önümüzde kar var. Kar, kış demeden koşacağız. Ve 2023, bunlar için bir son olacak.

“DAHA DUR, BU İYİ GÜNLERİNİZ”

Particiklerden bir tanesi, dün Gaziantep, oradan Karkamış’a geçmiş. Karkamış’ta kalkmış, orada mülteci kardeşlerimizle ilgili birkaç laf etmeye kalkınca, tabii ferasetiyle konuşur benim halkım, benim milletim, ‘Bugün bunun yeri değil, dün Büyükşehir Belediye Başkanı buraya geldi. Siz de burada lütfen siyaset yapmayın’ deyip kovdular. O da gidip bir dükkana sığındı. Daha dur, bu iyi günleriniz. İyi günleriniz. Kadın ve çocuk katili bu terör örgütüyle omuz omuza, dirsek dirseğe dolaşanlara 2023, bir ders yılı olacaktır.”

Kaynak: egepostasi.com

Devamını Oku

İzmir’de CHP’li kadınlardan ’25 Kasım’ açıklaması

İzmir’de CHP’li kadınlardan ’25 Kasım’ açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar ve İl Kadın Kolları üyeleri, bugün CHP İzmir İl Başkanlığı binasında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.

“KADIN CİNAYETLERİ ARTTI”

Nurdan Şenkal Uçar, Dominik Cumhuriyeti’nde iktidar zulmüne karşı mücadele eden Mirabal Kardeşler’in tecavüz edilerek öldürülmesinin ardından 25 Kasım’ın Birleşmiş Milletler tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü olarak ilan edildiğini anlattı. Uçar, şunları söyledi:

“Biz kadınlar, dünyada ve Türkiye’de şiddet sarmalına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Kelebeklerin onurlu direnişine sahip çıkmaya ve mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. Ülkemizde yaşayan kadınlar, en temel hak olan yaşam hakkı için direniyor. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana kadın cinayetleri sistematik olarak arttı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre; 2002 yılında 66 kadın cinayeti işlenmişken 2021 yılında 217’si şüpheli olmak üzere 497 kadın hayattan koparıldı. 1 Ocak 2022 ile 1 Kasım 2022 arasında ise 202’si şüpheli olmak üzere en az 482 kadın öldürüldü. Şüpheli kadın ölümü yoktur, etkin yürütülmeyen soruşturmalar vardır.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMEDİK”

İsimlerini tek tek saymanın günler süreceği binlerce kadın katledildi. Bu kadınlar sayı değildi, hayatın ta kendisiydi. İktidarın kadını yok sayan politikalarına karşı biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kadınları güçlendiren eşitlikçi politikaları hayata geçireceğiz. Bu mücadeleyi kadın erkek bir arada vereceğiz. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İktidara geldiğimizde, Genel Başkan’ımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz verdiği gibi 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız.”

Kaynak: egepostasi.com

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.