Türkiye ile Suriye arasındaki askeri diplomasi trafiği, bölgedeki dengeleri değiştirecek tarihi bir görüşmeye sahne oldu. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, resmi temaslarda bulunmak üzere Başkent Ankara’ya gelen Suriye Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Nureddin Ali Na’san ile bir araya geldi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun daveti üzerine gerçekleşen bu ziyaret, Suriye’nin kuzeyindeki terör varlığına yönelik ortak stratejilerin belirlenmesi açısından dönüm noktası olarak nitelendiriliyor. Bakanlık makamındaki kabulde, Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da hazır bulunarak askeri iş birliği mesajı verdi.
On Mart Mutabakatında Süre Doluyor Terör Örgütü SDG İçin Yolun Sonu Göründü
Suriye sahasında Şam yönetimi ile terör örgütü PKK/YPG’nin paravan yapılanması olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 10 Mart tarihinde imzalanan askeri entegrasyon mutabakatında sona gelindi. Belirlenen takvime göre, SDG’li teröristlerin ve sözde idari yapıların yarın itibarıyla merkezi devlet kurumlarına tamamen entegre edilmesi gerekiyordu. Ancak örgütün, kontrol ettiği alanlardaki imtiyazlarını koruma arzusu ve merkezi otoriteyi tanımayan tavırları nedeniyle süreç tıkandı. Yarın dolacak olan resmi süre öncesinde bölgedeki askeri hareketlilik en üst seviyeye çıkmış durumda.
Şam ve SDG Arasındaki Müzakereler Tıkandı Uzlaşmaz Talepler Masayı Dağıttı
Suriye hükümeti ile bölücü örgüt temsilcileri arasında yürütülen gizli ve açık temaslar, “uzlaşılması imkansız talepler” nedeniyle çıkmaza girdi. Örgütün, Suriye ordusu çatısı altında özerk bir yapı kurma isteği ve yerel yönetimlerdeki sözde hakimiyetini sürdürme ısrarı, Şam yönetiminin egemenlik haklarıyla çatışıyor. Diplomatik kaynaklar, Suriye hükümetinin toprak bütünlüğü konusundaki kararlılığının net olduğunu ve terör örgütünün sunduğu şartların devlet geleneğiyle bağdaşmadığını ifade ediyor. Bu gerginlik, sahadaki askeri seçeneklerin her zamankinden daha güçlü bir şekilde konuşulmasına yol açıyor.
Mazlum Abdi’nin Şam Ziyareti İddiası ve Perde Arkasındaki Hareketli Saatler
Bölgedeki gerilimi tırmandıran bir diğer gelişme ise SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmek amacıyla gizlice Şam’a gittiği yönündeki iddialar oldu. Terör örgütü elebaşının son bir hamle ile mutabakat süresini uzatmaya veya yeni tavizler koparmaya çalıştığı belirtiliyor. Ancak sahadaki gerçekler, Şam yönetiminin artık oyalama taktiklerine tahammülünün kalmadığını gösteriyor. Tam da bu süreçte Suriye Genelkurmay Başkanı’nın Ankara’da en üst düzeyde ağırlanması, terör oluşumlarına karşı Türkiye ve Suriye’nin ortak bir zeminde buluşabileceğinin en net göstergesi olarak yorumlanıyor.
Sahada Askeri Operasyon Seçeneği Masada Şam Yönetimi Sert Tedbirlere Hazırlanıyor
Suriye hükümeti, 31 Aralık itibarıyla süresi dolacak olan mutabakat kapsamında verilen sözlerin tutulmaması üzerine SDG ile tüm temaslarını askıya aldığını duyurdu. Şam yönetimi, terör örgütünün entegrasyona direnmesi ve devlet otoritesine meydan okuması durumunda kapsamlı bir askeri operasyonun kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Hazırlanan yeni yol haritasında, örgütün silah bırakmaya zorlanması ve işgal ettiği bölgelerin merkezi yönetime devredilmesi öncelikli hedef olarak belirlendi. Ankara’daki görüşmede de bu olası harekat planlarının koordinasyonunun ele alındığı tahmin ediliyor.
Bakan Yaşar Güler’den Kararlılık Mesajı Gerektiğinde Kimseye Sormadan Hareket Ederiz
Türkiye’nin terörle mücadeledeki tavrını bir kez daha hatırlatan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Suriye ordusuna verilen eğitim desteğinin ve iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bakan Güler, daha önce gerçekleştirilen başarılı operasyonları işaret ederek, Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit eden oluşumlara karşı “Gerektiğinde kimseye sormadan yapılması gerekeni yaparız” sözleriyle kararlılığını yineledi. Türkiye, SDG’nin ferdi olarak orduya entegre edilmesini ve örgüt yapısının tamamen tasfiye edilmesini şart koşarken, Şam yönetimine bu süreçte lojistik ve stratejik destek vermeye hazır olduğunun sinyallerini verdi.
ABD’nin İsrail Odaklı Suriye Stratejisi ve Tom Barrack’ın Diplomasi Trafiği
Bölgedeki bir diğer aktör olan ABD ise Suriye politikasında önceliği İsrail’in güvenliğini sağlamaya ve çatışmaların yayılmasını önlemeye vermiş durumda. Washington yönetimi, bölgedeki kaotik ortamın İsrail’in savunma hattına zarar vermesinden endişe ediyor. Bu doğrultuda ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, tansiyonu düşürmek adına Şam, Ankara ve SDG arasında yoğun bir mekik diplomasisi yürütüyor. Ancak Türkiye’nin ve Suriye’nin terör varlığına karşı takındığı net tavır, ABD’nin bölgedeki manevra alanını daraltıyor.
Bu kritik gelişmeler ışığında, Ankara’daki zirvenin sonuçlarının önümüzdeki günlerde sahaya nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.




