DOLAR 18,4516 0.18%
EURO 17,8980 0.26%
ALTIN 976,000,32
BITCOIN 348119-0,98%
İzmir
22°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kılıçdaroğlu İzmir’de iş insanlarına seslendi: Sakın karamsar olmayın…
  • Ege Gündemi
  • Ekonomi
  • Kılıçdaroğlu İzmir’de iş insanlarına seslendi: Sakın karamsar olmayın…

Kılıçdaroğlu İzmir’de iş insanlarına seslendi: Sakın karamsar olmayın…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de iş insanlarına; "Sakın karamsar olmayın. Kocatepe’ye çıktığımda neden karamsar olmamamız gerektiğini biraz daha anladım ve yüreğime yerleştirdim. O zor koşullarda o mücadeleyi yapanlar, hele hele yumurta satarak şeker fabrikasını kuranlar, sanayiyi başlatanlar, ilk beş yıllık sanayiyi kalkınma planını uygulamaya koyanlar sıradan insanlar değildi. Onlar verdikleri mücadelenin ancak ekonomik başarılarla perçinleneceğini biliyorlardı" diye seslendi. Toplantıyı organize eden BASİFED'in Başkanı Mehmet Ali Kasalı, yaşadıkları sıkıntıları anlatırken, "Ekonomik kriz yaşıyoruz. Atlatabilecek miyiz? Enflasyon kaynaklı gelir kaybı her geçen gün artıyor. İnsanlar çaresizlik içinde ve açlık sınırına hızlı savruluyorlar. Artan üretim maliyetleri şirketleri fiyat baskısı ile karşı karşıya getiriyor. 'Enflasyon sebep, faiz sonuçtur' tespitine dayalı ekonomik model etkin olamamış, krize neden olmuş. Hem kuru hem de piyasa faizini patlatan bir krize dönmüştür" diye konuştu.

ABONE OL
Eylül 22, 2022 10:23
Kılıçdaroğlu İzmir’de iş insanlarına seslendi: Sakın karamsar olmayın…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de bu sabah Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu’nun (BASİFED) düzenlediği toplantıya katıldı. 

İzmir Kaya Termal Otel’de düzenlenen toplantıya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İZTO Başkanı Mahmut Özgener, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, Ege İhracatçı Birlikleri Başkanı Jak Eskinazi, iş dünyasının temsilcileri, milletvekilleri ile ilçe belediye başkanları katıldı.

İş insanları ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu, “Karamsar olmayın” çağrısı yaptı. Milli Kurtuluş Savaşı yıllarını anımsatan Kılıçdaroğlu, “26 Ağustos’ta Kocatepe’deydim Tunç Başkan ile birlikteydik. Sabahın beşinde Afyon Ovası’nı gördüğünüz zaman verilen mücadelenin yüz yıl önce değerini çok daha iyi anlıyorsunuz. Yüz yıl önce bizim çıktığımız tepede bizim askerlerimiz, babalarımız, dedelerimiz vardı orada. Onlar hayatlarını bu ülke için verdiler. Biz onların bedenleri, kanlarıyla yaptıkları fedakarlığı biz en azından aklımızla, yüreğimizle büyütmek zorundayız” dedi.  

Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de iş insanları ile yaptığı toplantıdaki konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“GÜZEL BİR ÇALIŞMA, GÜZEL BİR EMEK” Yüzüncü yıl çok görkemli bir şekilde kutlandı. Ben de oradaydım sayın Başkanımız (Tunç Soyer) ile beraber. Hepinizin huzurunda sayın Başkan’a, İzmir’e bu kadar güzelliği yaşattığı için sadece İzmir’e değil bütün Türkiye’ye bu güzelliği yaşattığı için kendisine teşekkür ederim. Güzel bir çalışma, güzel bir emek.

ONLAR HAYATLARINI BU ÜLKE İÇİN VERDİLER

 25 Ağustos’ta gece yürüdük, Kocatepe’ye çıktım. 26 Ağustos’ta Kocatepe’deydim Tunç Başkan ile birlikteydik. Sabahın beşinde Afyon Ovası’nı gördüğünüz zaman verilen mücadelenin yüz yıl önce değerini çok daha iyi anlıyorsunuz. Yüz yıl önce bizim çıktığımız tepede bizim askerlerimiz, babalarımız, dedelerimiz vardı orada. Onlar hayatlarını bu ülke için verdiler.

ÜNİVERSİTELERİ BİLGİ ÜRETEN BİR TÜRKİYE

Biz onların bedenleri, kanlarıyla yaptıkları fedakarlığı biz en azından aklımızla, yüreğimizle büyütmek zorundayız. O fedakarlığı büyütmek zorundayız. Daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir Türkiye. Üniversiteleri bilgi üreten bir Türkiye, iş dünyası geleceğini gören, üreten, bütün enerjisini ülkenin kalkınması için harcayan bir Türkiye… En büyük arzumuz bu.

NEDEN KARAMSAR OLMAMAMIZ GEREKTİĞİNİ BİRAZ DAHA ANLADIM VE YÜREĞİME YERLEŞTİRDİM

Sizden istediğim tek şey var; sakın karamsar olmayın. Kocatepe’ye çıktığımda neden karamsar olmamamız gerektiğini biraz daha anladım ve yüreğime yerleştirdim. O zor koşullarda o mücadeleyi yapanlar, hele hele yumurta satarak şeker fabrikasını kuranlar, sanayiyi başlatanlar, ilk beş yıllık sanayiyi kalkınma planını uygulamaya koyanlar sıradan insanlar değildi. Onlar verdikleri mücadelenin ancak ekonomik başarılarla perçinleneceğini biliyorlardı.

HER SORUNUZA BÜYÜK BİR SAMİMİYET İLE YANIT VERECEĞİM

Aklınıza gelen her soruyu sorun. İlla ekonomi olması da şart değil. Bir şeyden emin olmanızı isterim. Her sorunuza büyük bir samimiyet ile yanıt vereceğim. Bu toplantının sıradan bir toplantı olmadığını biliyorum. Bu toplantı sizin için ne kadar değerli bilmiyorum ama benim için çok değerli. Beraberiz, bir aradayız. Elbette merak ediyorsunuz, meraklarınız var. Gazete haberleri, televizyonlar var, çarpıtmalar var. Ama bir şeyden emin olun, neyi soruyorsanız her şeyi bildiğim, inandığım doğru şekli ile sizlere aktaracağım.

TÜRKİYE’YE DEĞİL BÜTÜN DÜNYAYA YENİ BİR VİZYONU BURADA ÇİZECEKLER

İzmir sıradan bir kent değil. Kuruluşun ve kurtuluşun kenti ama ilk İktisat Kongresi’nin toplandığı kent. 99’uncu yılı. Önümüzdeki yıl 100’üncü yılını yapacağız. Onun için de bugünden başlayarak İktisat Kongresi’nin 100’üncü yılı ile ilgili çalışmalar var. Dünyanın en önemli, en saygın iktisatçılarını İnşallah İzmir’de toplayacağız. O iktisatçılar sadece geçmişi değil, bir yüz yıl sonraki geleceği de tartışacaklar. Sadece Türkiye’ye değil bütün dünyaya yeni bir vizyonu burada çizecekler.”

TUNÇ SOYER: İZMİR İZMİRLİĞİ’Nİ YAPTI

Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, dün yapılan kentin 100. yıl dönümü kutlamalarına değinerek şunları kaydetti:

“Çok coşkulu, bizler için gurur verici bir akşamdı. Çünkü 100. yılını kutladık ve ikinci bir yüzyılın da başlangıcında olduğumuzu hissettik. Bu organizasyonu yapmamızın temel sebebi hafızayı tazelemek ve Türkiye’ye umut verebilmekti. Hafızasını kaybeden toplumların sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesi mümkün değil. O hafıza da bu hız çağında hızlı kayboluyor. O hafızayı tazelemek ve oradan sürdürülebilir gelecek inşa etmek mümkün diye yola çıkmıştık. Eğlencesini, neşesini kaybetmiş bir topluma bunları hatırlatmak istedik. Aynı doğadaki gibi İzmir’de muazzam bir enerji patlaması yaşandı. Olağanüstü güzellikteydi her şey. İzmir, İzmir’liğini yaptı. Bugün de İzmir İzmir’liğini yapacak bu toplantı vesilesiyle. Değerli başkanımız Mehmet Ali Kasalı tüm iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Ona da minnettar olduğumu söylemek istiyorum. Bu toplantıdan da yine İzmir’e Türkiye’ye umut çıkacağını biliyorum. İzmir yine istediğini yapacak, yine Anadolu’ya Türkiye’ye öncülük edecek, umut yeşertecek.

Genel başkanımıza bir defa daha teşekkür ediyorum. Dünkü programı, partinin kuruluş yıl dönümü, Anıtkabir vardı, Parti Meclisi toplantısı vardı. Bizimle bu onuru paylaştığı için kutlamalara katıldığı için, İzmir’in 100. yılı kutlamasına katıldığı için şükranlarımı sunuyorum.”

“İNSANLAR ÇARESİZLİK İÇİNDE”

Toplantının basına açık bölümünde konuşan BASİFED Başkanı Mehmet Ali Kasalı, iş dünyasının yaşadığı sıkıntıları anlattı. Kasalı şunları söyledi:

“Ekonomik görünüm hepimizin malumu. Önümüzde karamsar bir tablo var. Giderek daha sıkıntılı bir hal alıyor. Kritik süreçten geçiyoruz. Kritik sözcüğü günlük yaşamın sıradan bir ifadesi haline geldi. Kriz yaşıyoruz. Bunun hangi evresindeyiz, sonraki aşama ne olacak. Nasıl hasarla atlatacağız? Atlatabilecek miyiz? Hane halkının enflasyon kaynaklı gelir kaybı her geçen gün artıyor. İnsanlar çaresizlik içinde ve açlık sınırına hızlı savruluyorlar. Artan üretim maliyetleri şirketleri fiyat baskısı ile karşı karşıya getiriyor. Şirketler ayakta kalmak için strateji geliştirmeleri gerektiğine kolay karar veremiyor. Talep azalıyor, kalite düşüyor, üretim yavaşlıyor ve satamıyoruz. İhracatımız gerekli ivmeyi yakalayamıyor. Geçen sene ile karşılaştırıldığında dış ticaret açığımız yüzde 150 arttı. Enflasyon sebep, faiz sonuçtur tespitine dayalı ekonomik model etkin olamamış, krize neden olmuş. Hem kuru hem de piyasa faizini patlatan bir krize dönmüştür. Kurları kontrol etmek için yapılan hamle başka sorunları beraberinde getiriyor. Kurların düşürülmesi için uygulanan program elimizdeki en büyük koz olan sağlam bütçeyi de vurmuş durumda.”

“GİDEREK AÇIĞI BÜYÜYEN BİR BÜTÇE VAR”

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik süreçle ilgili değerlendirme yapan Mehmet Ali Kasalı şöyle devam etti:

“Giderek açığı büyüyen bir bütçe ile karşı karşıyayız. Bunun anlamı daha çok borçlanma ihtiyacı demek. Asıl mesele ise bu borçlanmanın nasıl gerçekleştirileceği yani piyasa faizlerini yükseltmeden nasıl borçlanılacağı? Bu dönemde ülkemizin birinci önceliği her ne kadar enflasyon ve cari açık sorunu gibi görünse de asıl problem kaynak kullanımındaki eksiklikler ve verimsizliğin yüksek noktada olması ve tabii ki hukuk sisteminin yarattığı handikaplardır. Türkiye bilindiği gibi yabancı sermaye girişine son derece ihtiyacı olan bir dönem yaşıyor. Saygın kurumlarımızın itibarını zedeleyen yolsuzluk haberleri, bürokrasideki liyakatsizlikler ve benzer birçok sebeple kurumların zafiyet göstermesi neticesinde borsadan yabancı çıkışları hızlanmış, yabancı yatırımlar azalmıştır.

“BİREYLER VE KURUMLAR SÜRPRİZ AÇIKLAMALARDAN HOŞLANMAZ”

Her ne kadar TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranları yüzde 80’leri işaret etse de yapılan farklı teknik hesaplamalar ve realite çok daha farklı rakamlara işaret etmekte. Vatandaşın enflasyon hesabı kira, eğitim, barınma, sağlık ve çok elzem olan beslenme ile elektrik su ve ısınma giderlerinden oluşan bir sepete dayanıyor. Bu sepete göre enflasyonun yüzde 100’ün bile çok üzerinde olduğu aşikârdır. Türk lirasına olan güveni oluşturmak kadar sürdürmek de önemlidir. Bu çerçevede başvurulan dövize endeksli borçlanma büyük sıkıntı yaratma potansiyeline sahiptir. Hükümet tarafından ani açıklamalar yapıp, ardından piyasanın ve piyasa oyuncularının henüz yerine oturmayan ve etki analizi yapılmamış yasal düzenlemelere ve olası değişiklik beklentilerine göre hareket etmelerini istemek durumu daha da kötüleştirmek demektir. Neticede bireyler, kurumlar ve piyasa sürpriz açıklamalardan pek hoşlanmaz. Yeni uygulanan ve Türkiye Ekonomik Modeli adı verilen model hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Uygulanan politikalar günü kurtarmaya yönelik olmamalı, geleceği tasarlayabilmeye imkan vermelidir.”

Kaynak: egepostasi.com

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.